Yalnız Seni Arıyorum / Orhan Veli'den Nahit Hanım'a Mektuplar


Emin ol, dünyada hiçbir şeyden zevk almıyorum, bütün bu tatsız günler içinde yalnız seni arıyorum. 

Bir de sevgilim vardır, pek muteber;
İsmini söyleyemem,
Edebiyat tarihçisi bulsun.

O zamanlar ismini söyleyemediği sevgilisi "Nahit Hanım"dı Orhan Veli'nin. Hayatta iki varlığı oldu: Şiiri ve sevdası. Şiirleri okurlarının ezberinde... Sevgisine gelince, onu, tek büyük aşkı "Nahit Hanım"a vermişti: Bu kitap onun belgesi.Şiirimizde çığır açmış ustanın aslında nasıl bir gönül ustası olduğunu kanıtlayan mektuplarını okuduğunuzda onu çok daha yakından tanıyacaksınız. "Istanbul Türküsü" gibi pek çok şiirini daha iyi anlayacaksınız. 36 yıllık ömrüne neler sığdırdığını görecek, onu daha çok sevecek ama belki biraz da üzüleceksiniz. Nereden bakılsa, gizli saklı yaşanmış kırık bir aşk hikâyesine tanık olacaksınız. 64 yıldır çekmecelerde kalmış mektuplar, ince ince akan bir mağara suyu gibi dingin, dupduru ilk kez gün ışığına çıkıyor.

Sizin İçin
Sizin için insan kardeşlerim,
Her şey sizin için.
Gece de sizin için, gündüz de;
Gündüz gün ışığı, gece ay ışığı;
Ay ışığında yapraklar;
Yapraklarda merak;
Yapraklarda akıl;
Gün ışığında binbir yeşil.
Sarılar da sizin için, pembeler de.
Tenin avuca değişi,
Sıcaklığı,
Yumuşaklığı.
Merhabalar sizin için;
Sizin için limanda sallanan direkler.
Günlerin isimleri,
Ayların isimleri;
Kayıkların boyaları sizin için;
Sizin için postacının ayağı,
Testicinin eli;
Alınlardan akan ter,
Cephelerde harcanan kurşun;
Mezarlar, mezar taşları;
Hapishaneler, kelepçeler, idam cezaları;
Sizin için,
Her şey sizin için.
(Tanıtım Bülteninden)


Bu kitabı okuduğum zaman da Ahmed Arif ve Sabahattin Ali'nin mektuplarını okuduğumda hissetiğim şeyleri yine en derininden hissettim. Zor belki karşılıksız bir aşk, yoksulluk, sefalet ama bitmeyen umutlar, muhteşem şiirler, yazılar...

Orhan Veli de Ankara'ya bilet parası olmadığı için gidemiyor, mektup için posta parası denkleştiremiyor, pardesü ödünç alıyor, bunları okurken ona bir çift çorap, bir çift ayakkabı, bir pardesü almak istiyorsunuz  Ankara'ya gidebilsin diye.

Kitapta samimi gelmeyen, şaşırtan, buz gibi bir mektup var; o da Nahit Hanım'ın Orhan Veli'ye yazıp gönderemediği mektup. Oysa Orhan Veli'nin mektupları aşk, sevgi dolu. Belki de nazlı aşıklar, karşılıksız sevdalar bu şiirlerin sebebi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder