Mart 2016


Mart ayında çok güzel kitaplar okudum. Mino'nun Siyah Gülü, Hepimiz Tamamen Kendimizi Kaybettik ve Örümcek Kadının Öpücüğü en en en çok sevdiklerim oldu. Kitapların çoğunu okuma şenlikleri kapsamında okudum.


Sona Kalan / Tess Gerritsen

Herkesin yarası vardır, ama bazılarınınki daha belirgindir…
Bambaşka hayatlara ait Claire, Will ve Teddy adında üç masum çocuğun yolları bir anda, hiç beklenmedik bir trajediyle kesişir. Önce aileleri, ardından koruyucu aileleri katledilen bu çocuklar için artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. Peki, onları bir araya getiren bu sarsıcı olaylar bir rastlantı mı yoksa birbirleriyle bağlantılı gerçeklerin önemli bir halkası mıdır?
Jane Rizzoli ile Maura Isles, katledilen ailelerle ilgili araştırmalarını derinleştirdikçe uzayan sır perdesini aralayabilecek, bu çocukları bekleyen korkunç kaderi değiştirebilecekler midir?

Polisiye seviyorsanız ya da  Tess Gerritsen'in tarzına, karakterlerine alışkınsanız kolayca okunuyor.

Beni Bulun / Michelle Knight

Michelle Knight 2002 yılında, Ariel Castro isimli bir okul servisi şoförü tarafından kaçırıldı ve on yıldan uzun bir süre taciz, tecavüz ve işkenceye maruz kaldı. 2003 yılında Amanda Berry, 2004 yılında da Gina DeJesus tutsak olarak Michelle'e katıldı. 6 Mayıs 2013'te bir fırsatını bulup tutsaklıktan kurtulmalarının ardından, bu olay dünyada büyük yankı uyandırdı. Şimdi ise binlerce kişinin merak ettiği konu şu: O evin içinde neler oldu ve üç kadın akıl almaz işkencelere dayanacak gücü nasıl buldu?

Michelle Knight, gözler önüne serdiği bu sarsıcı hikâyesiyle suskunlar için bir ses, her yıl kaybolan binlerce çocuk ve genç için güçlü bir sembol oluyor.

"Televizyon programı yaptığım on iki yıl boyunca hiçbir şey beni Michelle Knight ve onun yaşama tutunma hikâyesi kadar etkilemedi."
-Dr. Phil McGraw-
(Tanıtım Bülteninden)

Kabul Etmenin Özgürlüğü / Bert Hellinger

Aile Dizimi ile ilgili kitapları okumaya devam ediyorum. Hellinger'in bu kitabını okuması daha kolaydı.

Hepimiz Tamamen Kendimizi Kaybettik / Karen Joy Fowler

“Biz kimin cehennemiyiz?”

Fowler benzersiz bir kurguya sahip olan romanında sıra dışı bir ailenin hikayesini anlatıyor. Onlar aracılığıyla insan-hayvan olmanın gerçekte ne anlama geldiğini hissediyoruz. Dünyanın karmaşık, şaşırtıcı, bazen dehşet verici bazense çok güzel bir yer olduğunu görüyor, onu koruyabilmeyi umut ediyor ve dünyada yaşayanların sadece biz olmadığını hatırlıyoruz.

Örümcek Kadının Öpücüğü / Manuel Puig

"Örümcek Kadının Öpücüğü", katı ve adanmış bir devrimci ile politikayla ilgisi yokmuş gibi görünen bir eşcinselin küçük bir hapishane hücresinde karşı karşıya gelmesiyle başlayan ve süren bir oyun. Manuel Puig, bu karşılaşmadan çok insanca ve dokunaklı bir dünya çıkarmayı başardığı gibi, pek çok yerleşik kanıyı da sorgulamayı başarıyor: Güç nedir, güçsüzlük nedir; kadınlık ne, erkeklik ne; baskı, boyun eğiş, duygusallık, kaba güç... Ve daha birçok karşıtlık... İnsan ruhu, insan bilinci bir masa köşesine çarpınca rastlantı sonucu yaralanan bir 'diz' değildir. 'İnsan', ruhunu, gövdesini, bilincini, bilinçle yaralanmaya açık tutarsa çağdaş ve öncü insandır.

Adalet / Ann Leckie

İthaki'ye küstüm ;) daha doğrusu hiç yakıştıramadım. bu kitap çevirisi yapılmış ve yayınlanmış. Hiç editör elinden geçmemiş. Şükür ki çevirmen iyi iş çıkarmış da okuyabildim. Belki çok keyif alacağım bir kitap olacaktı ama hiç sevemedim.

Kedi Mektupları / Oya Baydar

Berlin duvarı yıkıldıktan sonra, Sovyetlerde komünist düzen çökmeden önce, siyasi mültecilerin inançlarını sorguladıkları, bir zamanlar fikir birliği içinde oldukları dostlarıyla apayrı düşünsel yollara saptıkları kaygılı ve sancılı dönemi kedilerinin ağzından anlatan roman. okuduktan sonra kedinizin yanında konuştuklarınıza dikkat eder hale gelir, kedinin gözlerine bakıp "acaba şimdi ne düşünüyor?" diye sormaktan kendinizi alamazsınız.  (eksisözlük:narcoleptic)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder